-
Güç Yüzükleri – Altıncı Bölüm Değerlendirmesi
Bu sabah Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisinin altıncı bölümü yayınlandı. Bir önceki yazıda olduğu gibi yeni bölüm ile alakalı görüş ve değerlendirmelerimi kendi adıma sizlerle paylaşmak istedim. Güneyliler, Númenor’un Gelişi ve Savaş Kulede mahsur kalmış Güneyliler, savaşarak kazanamayacaklarını anlayınca kuleden kaçarlar. Ama gitmeden evvel bazı tuzaklar kurarlar. Arondir bu tuzakları harekete geçirir ve kuleye gelmekte olan orkları öldürür. O sırada Güneyliler de gece vakti orklar tarafından fark edilmeden köylerine geri dönerler. Orayı kendilerince bir savunma alanı ilan ederler. Orklar köye geldiklerinde koçbaşı taşıdıklarını görürüz. Alt tarafı 4-5 haneli köy için gerek var mıydı? Güneyliler, yine orada kurdukları birtakım düzeneklerle orkların bir kısmını yenerler. Fakat tam evin içinde sıkıştıklarında Númenor ordusu tam zamanında…
-
Güç Yüzükleri – Beşinci Bölüm Değerlendirmesi
Bu sabah Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisinin beşinci bölümü yayınlandı. Bir önceki yazıda olduğu gibi yeni bölüm ile alakalı görüş ve değerlendirmelerimi kendi adıma sizlerle paylaşmak istedim. Kılayaklar ve Meteor-adam Bu bölüm, geçen bölümde olmadıklarını sonradan fark ettiğim Kılayaklar ile başladı -hâlâ bu dizi için gereksiz olduklarını düşünüyorum. Nori, Meteor-adam’a bazı kelimeler öğretir ve bunların ne anlama geldiğini anlatır. Kendisinin tehlikeli olduğunu söyleyen Meter-adam’a Nori öyle olmadığını ve iyi biri olduğunu söyler. Ardından yola koyulmak için ailesinin yanına dönerler. Araya giren harita ile nerede olduklarını görürüz. Rhovanion’dan aşağı inmektedirler. Haritadaki Yosunderesi, Yamaçdipleri, Gri Bataklıklar ve ardından çıkan isimler dizi için eklenmiş olmalı; böyle yerlerin isimleri herhangi bir yerde geçmez. Bu sırada Poppy…
-
Güç Yüzükleri – Dördüncü Bölüm Değerlendirmesi
Bu sabah Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisinin dördüncü bölümü yayınlandı. Bir önceki yazıda olduğu gibi yeni bölüm ile alakalı görüş ve değerlendirmelerimi kendi adıma sizlerle paylaşmak istedim. Númenor ve Galadriel Bu bölüm için seçilen isim “Büyük Dalgalar” idi. Yeni bölüm Númenor’da Míriel, Númenor’un Çöküşü ile alakalı öngörüler yaşamasıyla başlar. Öngörüsünde Númenor’un sular altında kalır. Bunun dışında Númenor halkı arasında Galadriel’in gelişine dair huzursuz olan kişiler vardır. Ardından Pharazôn sahneye çıkar ve onların yanında olduğunu göstererek güvenlerini kazanır. Böylelikle Pharazôn’un hikâyesi de yavaş yavaş şekilleniyor. Diğer üç bölümde de olduğu gibi Galadriel’in kibri, inatçılığı ve her şeyi ben bilirim hali devam ediyor; sürekli bir öfke halinde ve sert bakışlı. Diziyi izlerken, Galadriel olmasa…
-
Güç Yüzükleri – Üçüncü Bölüm Değerlendirmesi
Bu sabah Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisinin üçüncü bölümü yayınlandı. Tıpkı bir önceki yazıda olduğu gibi dizinin yeni bölümüne dair görüş ve değerlendirmelerimi kendi adıma sizlerle paylaşmak istedim. Númenor Krallığı Bu bölüm daha çok Númenor Krallığı’nda geçti. Önceden bildiğimiz Elendil ve Isildur gibi karakterler de ortaya çıktı. Naip Kraliçe olarak Míriel’i de gördük. Dizide babası Tar-Palantir’in, tahttan indirildiği ve bir kulede inzivaya çekildiği söylendi. Fakat EKLER kısmında Pharazôn’un, Tar-Palantir’in ölümünden sonra zorla Míriel ile evlenerek kraliyet unvanını aldığı yazmaktadır. Yani bir naiplik söz konusu değildir. Pharazôn ise şimdilik dizide Míriel’in danışmanı olarak sunuldu; bilinen Pharazôn’a nasıl evrileceği merak konusu. Míriel’i canlandıran aktrisin seçimi beni pek memnun etmedi. Bir Númenor soylusunun…
-
Güç Yüzükleri – Değerlendirme/Eleştiri
Amazon Prime’ın Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisi, duyurulmasından 5 yıl sonra nihayetinde seyirciyle buluştu. Yayınlanan fragmanlar ile ne olduğu az çok belli olan konu ve hikaye, ilk iki bölümde kendini gösterdi. Yerli ve yabancı pek çok izleyici ve Tolkienseverin, diziye dair fikir ve görüşlerini inceledim. Bunlar arasında diziyi seven ve başarılı bulanlar kadar beğenmeyenler de vardı. valinoor.com platformunun Orta Dünya yazarı ve bir Tolkien okuyucusu olarak kendi düşünce ve görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Başlamadan evvel, pek çok yerde diziyle Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinin kıyaslandığını ve filmlerdeki eklemeler öne çıkarılarak dizide de eklemeler olabileceğini söyleyen açıklamalar gördüm. Eser uyarlamalarında ekleme-silme kaçınılmazdır. Fakat bu ana temaya ve konuya bağlı olarak yapıldığında, böyle…
-
Orta Dünya’nın İkinci Çağı: III.Bölüm
Orta Dünya’nın İkinci Çağı’nı anlattığımız yazı dizisinin üçüncü ve son bölümüyle karşınızdayız. Birinci ve ikinci bölümde bu çağın başında ve ortasında geçen olaylara değinmiştik. Artık Orta Dünya’nın İkinci Çağı’nın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Peki, bu çağın sonunda neler olmuştu? Sauron’un Artan Gücü Elflerle olan savaşındaki yenilgisine rağmen Sauron, bunu takip eden yıllarda gücünü arttırmayı başardı. Doğuda ve güneyde yaşamakta olan insan halkları üzerinde egemen oldu. Onları kendi hizmetkârları ve karanlığa tapan kişiler haline getirdi. Kara Lord Morgoth’a tapınılması için tapınaklar inşa ettirdi ve burada insanlar kurban edildi. Sauron, cüceler ve insanlara Güç Yüzükleri’ni dağıttı. İnatçı ve sert olan, aynı zamanda kolay kolay boyun eğmeyen cüceler, bu yüzüklerin etkisi altına girmediler. Fakat…
-
Orta Dünya’nın İkinci Çağı: II.Bölüm
Orta Dünya’nın İkinci Çağı’nı anlatmaya başladığımız yazı dizisinin ilk bölümünde, Lindon, Gri Limanlar ve Númenor Krallığı gibi önemli merkezlerin kuruluşundan bahsetmiştik. Ve şimdi ikinci bölümünü sizlere sunuyoruz. İlk kısımda olduğu gibi bu bölümde de kaydadeğer pek çok olay yer alıyor: Mavi Büyücüler’in gelişi, Glorfindel’in dönüşü ve daha nicesi. Bazı Cüce Halkları’nın Khazad-dûm’a Göçü Gazap Savaşı sebebiyle Beleriand’ın harap olmasının ardından Belegost ve Nogrod Cüceleri, yıkılan şehirlerini terk ederek Khazad-dûm’a, Moria’ya, geldiler. Orayı zenginleştirip geliştirerek refah seviyesini en uç noktaya taşıdılar. Bu dönemde Eregion’un hâkimi Narvi ve Celebrimbor, Moria’nın Batı Kapısı’nı (Yüzük Kardeşliği’nin Moria’ya girmek için geçtiği kapı) inşa etti. Eregion ve Khazad-dûm arasında ticaret ve dostluk başladı. Fakat sonrasında bu dostluk…
-
Orta Dünya’nın İkinci Çağı: I.Bölüm
Orta Dünya’nın İkinci Çağı, Orta Dünya halkları için oldukça kaydadeğer bir dönemdir. Gri Limanlar, Lindon ve Númenor Krallığı’nın kurulmasından Son İttifak Savaşı’nın neticesine kadar olan aralıkta birçok önemli olay meydana gelmiştir. Bu yazı dizimizde İkinci Çağ’da gerçekleşen önemli olayları sizlere sunacağız. Gri Limanlar ve Lindon’un Kuruluşu Orta Dünya’nın İkinci Çağı, Gri Limanlar ve Lindon’un kuruluşuyla başlamıştı. Gri Limanlar ve Lindon, Orta Dünya’nın en batısında yer alan, Elflere ait bir bölgedir. Gri Limanlar ve Lindon da bu dönemde kurulmuştur. Lindon’un lordu, aynı zamanda Noldor Son Yüce Kralı olan Gil-galad’dır. Gri Limanlar, Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü‘nün son kısımında Gandalf, Galadriel, Elrond, Bilbo, Frodo ve Gölgeyele’nin bir gemiye binerek Orta Dünya’yı terk ettikleri…
-
Kuyutorman: Kuzeyin Kasvetli Diyarı
Öncesinde “Büyük Yeşil Orman” ya da Sindarin’de “Eryn Galen” olarak bilinen Kuyutorman, Orta Dünya’nın kuzeyinde, Rhovanion’da yer alan büyük ormandır. Kuyutorman, Sindarin’de “Taur-nu-Fuin” olarak da bilinirdi. İçinde pek çok farklı türden yaratıklar ve halklar yer alırdı. Bunlar arasında Silvan Elfleri, Ormancılar, orklar ve örümcekler de vardı. Kuyutorman, kuzeydeki Gri Dağlar’ın eteklerinden güneydeki Kuzey Sığlıkları’na ve Anduin Vadisi’nin doğu ucundan Erebor’a kadar uzanırdı. Eski Orman Yolu adı verilen bir yolla ikiye ayrılmıştır. Bu yol, Uzunsakal adı verilen cüce kavmi tarafından, Dumanlı Dağlar, Erebor ve Demir Tepeler arasında geçiş sağlamak için yapılmıştı. Fakat sonrasında bu yol kullanılamaz olmuş ve Orman’ın kuzeyinde ikinci bir yol açılmıştır. Bu iki yol arasında Kuyutorman Dağları yükselirdi.…
-
Dol Guldur: Büyücüler Tepesi
Önceden Amon Lanc (Çorak Tepe) olarak bilinen, fakat daha sonra kötü güçlerin etkisi altına girerek kara büyü ve karanlığın yuvası haline gelen Dol Guldur, yani Kara Büyü Tepesi, Üçüncü Çağ’ın 1000’li yıllarında, Numénor’un Çöküşü’nün ardından Orta Dünya’ya gelen Sauron tarafından kurulmuştur. Kuruluşu Sauron’un dönüşüyle Kara Dağlar’a kaçan Silvan Elfleri, daha önce Amon Lanc’ta ikamet etmekteydi; başlarında ise Kuyutorman Kralı Thranduil’in babası Oropher vardı. Amon Lanc’ı ele geçiren Sauron, buraya Dol Guldur kalesini inşa etti. Artık Yeşil Orman’ın üstüne bir karanlık çökmüştü; bundan böyle “Kuyutorman” olarak anılmaya başlandı. Bunun ardından, Thranduil halkını Orman Nehri’ne doğru sürdü ve sonra bu bölgede kalmaya devam ettiler. Çevrede yaşayan halklar tarafından “Necromancer”, yani “Ölüm Büyücüsü”…