-
Güç Yüzükleri – Dördüncü Bölüm Değerlendirmesi
Bu sabah Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisinin dördüncü bölümü yayınlandı. Bir önceki yazıda olduğu gibi yeni bölüm ile alakalı görüş ve değerlendirmelerimi kendi adıma sizlerle paylaşmak istedim. Númenor ve Galadriel Bu bölüm için seçilen isim “Büyük Dalgalar” idi. Yeni bölüm Númenor’da Míriel, Númenor’un Çöküşü ile alakalı öngörüler yaşamasıyla başlar. Öngörüsünde Númenor’un sular altında kalır. Bunun dışında Númenor halkı arasında Galadriel’in gelişine dair huzursuz olan kişiler vardır. Ardından Pharazôn sahneye çıkar ve onların yanında olduğunu göstererek güvenlerini kazanır. Böylelikle Pharazôn’un hikâyesi de yavaş yavaş şekilleniyor. Diğer üç bölümde de olduğu gibi Galadriel’in kibri, inatçılığı ve her şeyi ben bilirim hali devam ediyor; sürekli bir öfke halinde ve sert bakışlı. Diziyi izlerken, Galadriel olmasa…
-
Güç Yüzükleri – Üçüncü Bölüm Değerlendirmesi
Bu sabah Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisinin üçüncü bölümü yayınlandı. Tıpkı bir önceki yazıda olduğu gibi dizinin yeni bölümüne dair görüş ve değerlendirmelerimi kendi adıma sizlerle paylaşmak istedim. Númenor Krallığı Bu bölüm daha çok Númenor Krallığı’nda geçti. Önceden bildiğimiz Elendil ve Isildur gibi karakterler de ortaya çıktı. Naip Kraliçe olarak Míriel’i de gördük. Dizide babası Tar-Palantir’in, tahttan indirildiği ve bir kulede inzivaya çekildiği söylendi. Fakat EKLER kısmında Pharazôn’un, Tar-Palantir’in ölümünden sonra zorla Míriel ile evlenerek kraliyet unvanını aldığı yazmaktadır. Yani bir naiplik söz konusu değildir. Pharazôn ise şimdilik dizide Míriel’in danışmanı olarak sunuldu; bilinen Pharazôn’a nasıl evrileceği merak konusu. Míriel’i canlandıran aktrisin seçimi beni pek memnun etmedi. Bir Númenor soylusunun…
-
Güç Yüzükleri – Değerlendirme/Eleştiri
Amazon Prime’ın Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri dizisi, duyurulmasından 5 yıl sonra nihayetinde seyirciyle buluştu. Yayınlanan fragmanlar ile ne olduğu az çok belli olan konu ve hikaye, ilk iki bölümde kendini gösterdi. Yerli ve yabancı pek çok izleyici ve Tolkienseverin, diziye dair fikir ve görüşlerini inceledim. Bunlar arasında diziyi seven ve başarılı bulanlar kadar beğenmeyenler de vardı. valinoor.com platformunun Orta Dünya yazarı ve bir Tolkien okuyucusu olarak kendi düşünce ve görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Başlamadan evvel, pek çok yerde diziyle Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinin kıyaslandığını ve filmlerdeki eklemeler öne çıkarılarak dizide de eklemeler olabileceğini söyleyen açıklamalar gördüm. Eser uyarlamalarında ekleme-silme kaçınılmazdır. Fakat bu ana temaya ve konuya bağlı olarak yapıldığında, böyle…
-
Karayip Korsanları Serisindeki Bazı Tarihi Detaylar
Karayip Korsanları, vizyona girdiği zamandan beri izleyicilerin ilgisini çekiyor. Hem hikayesi hem de seride yer alan oyuncuları sayesinde yıllar geçse bile filmler hala severek izleniyor. Korsan yaşantısını yakın mercek altına alan filmler, tamamen doğru olmasa da bazı gerçek detaylar içeriyor. Bu yazımızda sizlere, Karayip Korsanları film serisindeki tarihi detaylardan bahsedeceğiz. Tortuga Tortuga Adası, filmlerde sıkça bahsedilen bir yerdir. Kanunların doğru düzgün uygulanmadığı bir korsan limanıdır. Gerçek Tortuga, günümüzde Haiti açıklarında bulunan bir adadır. İngiliz ve Fransızlar, İspanya İmparatorluğu’nun Karayip Denizi’ne hâkim olmasıyla 1620’de bölgeye yerleşmeye başlamıştı. İngiliz ve Fransız korsanlar, taşıma yapan İspanyol gemilerini taciz ederlerdi. Royal Limanı Filmlerdeki bir diğer önemli konumlardan birisi olan Royal Limanı, Jamaika adasında bulunan…
-
Orta Dünya’nın İkinci Çağı: III.Bölüm
Orta Dünya’nın İkinci Çağı’nı anlattığımız yazı dizisinin üçüncü ve son bölümüyle karşınızdayız. Birinci ve ikinci bölümde bu çağın başında ve ortasında geçen olaylara değinmiştik. Artık Orta Dünya’nın İkinci Çağı’nın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Peki, bu çağın sonunda neler olmuştu? Sauron’un Artan Gücü Elflerle olan savaşındaki yenilgisine rağmen Sauron, bunu takip eden yıllarda gücünü arttırmayı başardı. Doğuda ve güneyde yaşamakta olan insan halkları üzerinde egemen oldu. Onları kendi hizmetkârları ve karanlığa tapan kişiler haline getirdi. Kara Lord Morgoth’a tapınılması için tapınaklar inşa ettirdi ve burada insanlar kurban edildi. Sauron, cüceler ve insanlara Güç Yüzükleri’ni dağıttı. İnatçı ve sert olan, aynı zamanda kolay kolay boyun eğmeyen cüceler, bu yüzüklerin etkisi altına girmediler. Fakat…
-
Narnia Günlükleri’ndeki Mitolojik Yaratıklar
Fantastik edebiyatın önde gelen yapıtlarından Narnia Günlükleri, hayal evrenlerine açılan kapılardan biridir. Toplamda yedi kitaptan oluşan bu eserin yazarı C.S. Lewis, Narnia’da hem gerçek dünyadan hem de mitolojiden pek çok unsura yer vermiştir -hatta bu eklemeleri, çoğu zaman Tolkien tarafından eleştiriye tutulmuştur. Narnia Günlükleri’nde kahramanlar, Narnia ve civar bölgelerinde seyahat ederken nice yaratıkla karşılaşır. Bunların arasında gerçek hayvanların konuşan hallerinin yanı sıra mitolojiden alınmış yaratıklar da yer alır. Bu yazımızda sizlere Narnia Günlükleri’nde yer alan mitolojik yaratıklardan bahsedeceğiz. Sentorlar Bedeninin üst kısmı insan, alt kısmı ise at olan sentor, Yunan Mitolojisinde yer alır. Mitolojide çoğunlukla vahşi ve saldırgan olarak tanımlansalar da Narnia’daki sentorlar, genellikle bilge yol göstericiler, ilim ustaları ve…
-
Orta Dünya’nın İkinci Çağı: II.Bölüm
Orta Dünya’nın İkinci Çağı’nı anlatmaya başladığımız yazı dizisinin ilk bölümünde, Lindon, Gri Limanlar ve Númenor Krallığı gibi önemli merkezlerin kuruluşundan bahsetmiştik. Ve şimdi ikinci bölümünü sizlere sunuyoruz. İlk kısımda olduğu gibi bu bölümde de kaydadeğer pek çok olay yer alıyor: Mavi Büyücüler’in gelişi, Glorfindel’in dönüşü ve daha nicesi. Bazı Cüce Halkları’nın Khazad-dûm’a Göçü Gazap Savaşı sebebiyle Beleriand’ın harap olmasının ardından Belegost ve Nogrod Cüceleri, yıkılan şehirlerini terk ederek Khazad-dûm’a, Moria’ya, geldiler. Orayı zenginleştirip geliştirerek refah seviyesini en uç noktaya taşıdılar. Bu dönemde Eregion’un hâkimi Narvi ve Celebrimbor, Moria’nın Batı Kapısı’nı (Yüzük Kardeşliği’nin Moria’ya girmek için geçtiği kapı) inşa etti. Eregion ve Khazad-dûm arasında ticaret ve dostluk başladı. Fakat sonrasında bu dostluk…
-
American Horror Story’deki Gerçekler
Uzunca bir süredir ekranlarda olan ve 10.sezonunu geride bırakan American Horror Story, her sezon değişen konu ve karakterleriyle izleyicisinin ilgisini çekiyor. Belli başlı birkaç oyuncu, farklı sezonlarda farklı karakterleri canlandırıyor. Bir sezon iyi bir karakterken başka bir sezon, olayın kötü karakteri olabiliyorlar. Bu karakterler sık sık gerçekten de yaşamış kişileri temel alıyor. Bu kişiler bazen kurban, bazen her şeyin arkasındaki şeytani deha ve bazen de acayip hikayelere sahip sıradan karakterler olabiliyor. Dizide ele alınan konular gerçek trajedilere dayanabiliyor. Fakat zaman zaman şehir efsanelerini ve çözülmemiş gizemleri de konu edebiliyor. Bu yazımızda sizlere American Horror Story dizisinin ilham aldığı bazı gerçek olaylara değineceğiz. Cortez Oteli, Gerçekteki Cecil Otel’i Temel Alır Los…
-
Orta Dünya’nın İkinci Çağı: I.Bölüm
Orta Dünya’nın İkinci Çağı, Orta Dünya halkları için oldukça kaydadeğer bir dönemdir. Gri Limanlar, Lindon ve Númenor Krallığı’nın kurulmasından Son İttifak Savaşı’nın neticesine kadar olan aralıkta birçok önemli olay meydana gelmiştir. Bu yazı dizimizde İkinci Çağ’da gerçekleşen önemli olayları sizlere sunacağız. Gri Limanlar ve Lindon’un Kuruluşu Orta Dünya’nın İkinci Çağı, Gri Limanlar ve Lindon’un kuruluşuyla başlamıştı. Gri Limanlar ve Lindon, Orta Dünya’nın en batısında yer alan, Elflere ait bir bölgedir. Gri Limanlar ve Lindon da bu dönemde kurulmuştur. Lindon’un lordu, aynı zamanda Noldor Son Yüce Kralı olan Gil-galad’dır. Gri Limanlar, Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü‘nün son kısımında Gandalf, Galadriel, Elrond, Bilbo, Frodo ve Gölgeyele’nin bir gemiye binerek Orta Dünya’yı terk ettikleri…
-
Yönetmenlerin Aktörler Üzerinde Kullandığı Acımasız Yöntemler
Film izlerken oyuncunun ağladığı bir sahnede -bir de gerçekten kederle ağlıyorsa- kendi kendimize, “Acaba nasıl bu kadar duygu yüklü bir şekilde ağlayabiliyor?” diye sormuşuzdur. Bu performans, aktörün başarısı mıdır, yoksa yönetmenin, aktörü ağlatmak için kullandığı gizli bir yöntem midir? Yönetmenler aktörü ağlatmak için ona bağırıp çağırmak veya aktörü tehdit etmek gibi bazı acımasız yöntemleri tercih ederler. Bu yazımızda bazı filmlerde gördüğümüz, aktörlerin ağladığı sahnelerin nasıl çekildiğine ve aktörlerin nelere maruz kaldığına değineceğiz. Tippi Hedren – The Birds (Kuşlar) 1963 yılında çıkan the Birds adlı film, Alfred Hitchcock’un ünlü yapımlarından biridir. Hitchcock, filmin baş rol oyuncusu Tippi Hedren’a takıntılıydı ve oyuncunun sınırlarını zorlamasına sebep olmuştu. Oyuncuyu ağlatmak ve isterideymişçesine rol yapmasını…