-
Hollywood’un Yeniden Çekim (Remake) Furyası ve Sinema
Hollywood'un yeniden çekim (remake) furyası, modern sinema endüstrisinin çalkantılı sularında güvenli bir liman arayışını simgeliyor. Geçmişin parlak yıldızlarının ve klasik hikayelerinin yeniden sahneye çıkması, stüdyolar için ticari bir güvence olarak görülse de, bu eğilim, sinema sanatının özündeki yaratıcılık ve yenilik ruhuna gölge düşürüyor. Tanıdık hikayeler ve ikonlaşmış karakterler, yeni nesil izleyicilerle buluşurken, hem sanatsal hem de kültürel zenginlikten neler kaybediliyor? Orijinal fikirlerin ve cesur yaratıcı hamlelerin yerini alan bu ticari strateji, aslında Hollywood'un hayal gücünü dar bir alana hapsediyor olabilir mi?(...)
-
Neden Hitchcock?
Alfred Hitchcock, 1899-1980 yılları arasında yaşamış olan İngiliz film yönetmeni ve yapımcısıdır. Hitchcock, özellikle gerilim ve psikolojik gerilim türündeki filmleriyle tanınmıştır ve "Gerilim Kralı" olarak da anılmaktadır.(...)
-
Neden Nolan?
Christopher Nolan, sinema endüstrisinde saygın bir yer edinmiş ve birçok filmiyle izleyicileri büyüleyen başarılı bir film yapımcısı ve yönetmendir. Nolan, çoğu zaman kendisinin yazdığı senaryoları kullanarak filmler çeker ve düşündürücü, karmaşık hikayeler anlatmayı tercih eder. Ayrıca filmlerinde pratik efektleri tercih ederek dijital efektlere (CGI) az başvurmasıyla da tanınır.
-
Neden Kubrick?
Sinema denildiği zaman ilk akla gelen yönetmenlerden bir tanesi kuşkusuz Stanley Kubrick 'tir. Kubrick, sinema tarihinde derinlemesine analiz eden senaryoları, olağanüstü görsel stili ve mükemmeliyetçi yaklaşımıyla tanınır. Kubrick, bilim kurgu, korku ve savaş gibi farklı türlerdeki başarılı filmleriyle, sinema dünyasına büyük bir miras bırakan önemli bir yönetmendir. Aynı zamanda film endüstrisindeki en etkileyici ve yenilikçi yönetmenlerden biri olarak kabul edilir. (...)
-
Sinemada “Le Voyage dans la Lune” Etkisi
(...)Méliès, 1902 yılında çektiği "Aya Seyahat" adlı filmiyle sinema dünyasında devrim yaratarak bir dönüm noktası oluşturmuştur.(...)
-
Eternal Sunshine Of The Spotless Mind Filminin Etkileyici Renk Kullanımı
Clementine karakterinin saç renklerinden, sahne geçişlerine ve hikâye akışının ilerleyişine göre renk paletinin düzenlenmesine kadar bu film, senaryo ilerleyişinin yanı sıra seyirciye hikayesini renkler üzerinden de aktarıyor. (...)
-
Nemo Aslında Yok Muydu?
Pixar’ın sevilen filmi Kayıp Balık Nemo, vizyona girdiğinden beri seyircisinin ilgisini çekiyor. Sadece çocuklar değil büyükler de bu filmi severek izliyor. Kaçırılan oğlunu bulmaya çalışan bir babanın okyanusta başından geçen olaylar, bizi bazen hüzünlendirir bazen de eğlendirir. Fakat nihayetinde baba Marlin, oğlu Nemo’ya kavuşuyor ve film burada bitiyor. Doğruluğu kesin olmasa da film hakkındaki bir hayran teorisi, oldukça sıra dışı fikirler ve varsayımlar içeriyor. Bu teoriye göre aslında Nemo diye bir karakter olmadığı ve Marlin’in bütün olayları kafasında kurduğunu belirtiyor. Bu yazıda Kayıp Balık Nemo‘ya dair bir teoriyi tartışacağız. Hikâye, okyanustaki bir trajediyle başlar. Marlin ‘in eşi ve yumurtadaki çocukları, bir iskarmoz (barakuda) balığının saldırısına uğrar ve ölür. Geriye tek…
-
Dreamworks Filmlerinin Kurnaz Kötüleri
Animasyon filmlerinin mihenk taşı olan Dreamworks filmlerinde her zaman en az bir tane kötü karakter yer alır. Bu kötü karakterler de ana karakterler kadar sevilir. Bunların arasında öne çıkan ve en kurnaz olanları hangileriydi, yakından bakalım. Tai Lung (Kung Fu Panda) Tai, dövüş sanatlarında o kadar yeteneklidir ki yoldan çıktığında onu durdurma işi Usta Oogway’e kalır. Küçük yaşlardan itibaren dövüş sanatlarını oldukça çabuk öğrenmiştir. Bunun karşısında Shifu’nun onu övmekten başka yapacak bir şeyi kalmaz ve ona kendi oğlu gibi davranır. Kurnazlığı, zekası ve yeteneğine rağmen en büyük hatası, gururudur. Fakat Tai, sadece bir tüy kullanarak hapsedildiği kafesten kaçmayı başarır. Ve bu da hızlı düşünme ve doğal yetenek gerektiren bir iştir.…
-
Karayip Korsanları Serisindeki Gizli Detaylar
İlk filmin çıktığı günden beri her filmiyle seyirciyi dünyasına çekmeyi başaran Karayip Korsanları serisi, belki de çoğu kişinin dikkatinden kaçan bazı detaylar barındırıyor. Kaptan Jack Sparrow ve dostlarının maceralarına tanıklık ettiğimiz bu serideki gizli detaylara yakından bakalım. Amiral Norrington’ın Kılıcı Siyah İnci’nin Laneti filminde Vali Swann, amiralliğe terfi edecek James Norrington için bir kılıç siparişi verir. Kılıcı, William Turner yapar. Bu kılıç, devam filmlerinde de birkaç kez karşımıza çıkar. Serinin üçüncü filmi Dünya’nın Sonu‘nda William, Davy Jones tarafından öldürülür. Davy Jones onu bu kılıçla öldürür. Ölü Adamın Sandığı filminde Lord Cutler Becket, kılıcı ele geçirir. Ardından kılıcı Norrington’a iade eder. Davy Jones, Norrington’ı öldürür ve kılıcı alır. Nihayetinde de onu…
-
Yönetmenlerin Aktörler Üzerinde Kullandığı Acımasız Yöntemler
Film izlerken oyuncunun ağladığı bir sahnede -bir de gerçekten kederle ağlıyorsa- kendi kendimize, “Acaba nasıl bu kadar duygu yüklü bir şekilde ağlayabiliyor?” diye sormuşuzdur. Bu performans, aktörün başarısı mıdır, yoksa yönetmenin, aktörü ağlatmak için kullandığı gizli bir yöntem midir? Yönetmenler aktörü ağlatmak için ona bağırıp çağırmak veya aktörü tehdit etmek gibi bazı acımasız yöntemleri tercih ederler. Bu yazımızda bazı filmlerde gördüğümüz, aktörlerin ağladığı sahnelerin nasıl çekildiğine ve aktörlerin nelere maruz kaldığına değineceğiz. Tippi Hedren – The Birds (Kuşlar) 1963 yılında çıkan the Birds adlı film, Alfred Hitchcock’un ünlü yapımlarından biridir. Hitchcock, filmin baş rol oyuncusu Tippi Hedren’a takıntılıydı ve oyuncunun sınırlarını zorlamasına sebep olmuştu. Oyuncuyu ağlatmak ve isterideymişçesine rol yapmasını…