-
Hogwarts’ın Kurucuları: Helga Hufflepuff
Helga Hufflepuff, 10.yüzyılda doğdu ve Galler’in geniş vadilerinde büyüdü. Fakat Hufflepuff ailesinde mi doğdu yoksa o aileden biriyle mi evlendi, belli değildi. Helga, biraz toplu, mavi gözlü, kahverengi saçlı, güler yüzlü bir kadındı. Kendisi zamanın en iyi dört cadı ve büyücüsü arasındaydı. Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nun dört kurucusundan biri de oydu. İskoçya’nın vadilerinden gelen yakın arkadaşı Rowena Ravenclaw da kuruculardan biriydi. Dört arkadaş birlikte Hogwarts Şatosu’nu inşa ettiler. Helga, farklı çevrelerden insanları bir araya getirdi ve okulun inşasında onlardan yardım gördüler. Diğer kurucular kendi hanelerine seçecekleri öğrencileri hırs, cesaret ya da zeka gibi özelliklere göre belirlediler. Fakat Helga sadık, anlayışlı ve çalışkan öğrencileri seçti ve onların arasında hiçbir zaman…
-
Mitolojik Yaratıklar: Gorgon
Yunan Mitolojisindeki en ünlü yaratıklardan biri olan Gorgon, muhtemelen bu isimle pek tanınmamaktadır. Fakat mitolojideki en bilinen varlıklardan biri Medusa bir Gorgondur. Saçları yerine canlı ve zehirli yılanlar, uzun ve sivri dişler ve pençelere sahip üç kız kardeş vardı: Stheno, Euryale ve Medusa. Stheno’nun adı “güçlü” demekti. Euryale’ninki ise “uzun sıçrayan”. Medusa’nın adı ise “koruyucu” anlamına gelirdi. Bunlar gerçekten kardeş olmasalar da toplamda sadece üç Gorgon bulunduğu için onları kız kardeş ilan etti Zeus. Bu kız kardeşlerin gözlerine bakanlar anında taşa dönüşürdü. Stheno ve Euryale ölümsüz ve yok edilemezdi. Fakat Medusa bir ölümlüydü. Bir efsaneye göre Gorgon kardeşler, Ceto ve Phorcys’in kızlarıydı. Ceto deniz tanrıçası, Phorcys ise eskinin deniz tanrılarından…
-
Buz ve Ateşin Şarkısı’na İlham Veren Olaylar
Lordları, kaleleri ve krallıklarıyla bir Ortaçağ havasında geçen Game of Thrones’un yazarı George R.R. Martin seriyi yazarken tarihi olaylardan ilham aldığından bahsediyor. İşte o olaylardan bazıları. Kızıl Düğün / Kara Yemek Robb Stark’ın kızıl düğünde Freyler tarafından ihanete uğrayıp öldürülmesinin kökeni 1440 yılına, İskoçya’ya dayanıyor. Kral II. James’in akşam yemeği davetine katılan Kont Douglas ve erkek kardeşi, Kral James’in istememesine rağmen yemeğin ardından öldürülmüştür. Altın Taç Viserys Targaryen, Khal Drogo’dan kardeşi ile evlenmesinin karşılığı olarak Westeros’u fethedecek bir ordu istiyor. Khal Drogo istediği tacı vereceğini söylüyor ardından Viserys Targaryen’in kafasından aşağıya erimiş altın döküyor. Milattan sonra 260 yılında aynı kaderi Roma İmparatoru Valerian’da yaşıyor. Valerian’ın Pers askerleri tarafından tutsak alınmasının…
-
Elrond Peredhel: II.Bölüm
Elrond Peredhel’in hayatını anlattığımız yazı dizisinin ikinci kısmı sizlerle. İlk kısmı buradan okuyabilirsiniz. Isildur’un Ferah Çayılar‘daki ölümünün ardından Elrond, Narsil’in Parçaları’nı aldı ve onları uzun yıllar Ayrıkvadi‘de muhafaza etti. Son İttifak Savaşı sırasında burada kalan, Isildur’un oğlu Valandil’i burada büyütüp yetiştirdi. Sonrasında Valandil’in ardından gelen varisler de yine burada yetişti. İkinci Çağ’da annesi Galadriel’le beraber Imladris’e Celeborn’u aramaya gelen Celebrian, Elrond ile ilk kez o zaman tanışmıştı ve birbirlerini sevmişlerdi. Ardından Üçüncü Çağ’ın 109.yılında Elrond; Galadriel ve Celeborn’un kızı Celebrian ile evlendi. İlk çocukları Elladan ve Elrohir 130 yılında, ardından kızları Arwen de 241’de doğdu. Ak Divan ve Ölüm Büyücüsü Arnor Kralı I.Arveleg’in hükümdarlığı döneminde Angmar kuvvetleri Imladris’i kuşattı. Angmar’ın…
-
Westeros’un Fethi
Valyria kıyametinden sağ çıkan, Ejderlordu bir aile olan Targaryenler, Westeros’un doğusundaki Ejderha Kayası’na yerleşti. 27 yaşında olan Aegon, kız kardeşleri Visenya ve Rhaenys ile evliydi. Ejderha Kayası’na Westeros’un detaylı bir haritasını (Boyalı Masa) yaptırdı ve sonra fethe başladı. Yedi Krallık Aegon’un fethinden önce Westeros yedi krallığa bölünmüştü: Kuzeyde Starklar, Menzil’de Gardenerler, Vadi’de Arynnler, Dorne’da Martelller, Batı topraklarında Lannisterlar, Fırtına topraklarında Argilac Durrandon ve Nehir topraklarında Kara Harren hüküm sürüyordu. Bu krallıkların birbirleri ile savaşmadığı bir dönem yoktu. Aegon’un Fırtına Burnu’na gönderdiği elçinin Kral Argilac tarafından ellerinin kesilmesinden dolayı Aegon planlarını gerçekleştirmeye başladı. Diyarın dört bir yanına kuzgunlar uçtu. Hepsi aynı mesajı taşıyordu. “Bundan böyle Westeros’un tek bir kralı olacak. Targaryen…
-
Hogwarts’ın Kurucuları: Godric Gryffindor
Godric Gryffindor, İngiltere’nin küçük bir West Country köyünde doğmuş İngiliz bir büyücüydü. Dalgalı kızıl saçları ve sakalı, bir aslan yelesi görüntüsü sunuyordu. Uzun boylu ve yapılı bir adamdı. Kendisi Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nun dört kurucusundan biriydi. Godric Gryffindor, zamanının en iyi düellocusu olarak anılırdı. “Zamanın en iyi dört cadı ve büyücüsü”nden biri olduğu söylenen Gryffindor, arkadaşları Salazar Slytherin, Helga Hufflepuff ve Rowena Ravenclaw ile Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nu kurdu. Gryffindor Hanesi’nin üyelerini özenle seçerdi. Cesaret, azim ve kişinin yüreğindeki gücü, diğer tüm özelliklerin üzerinde tutardı. Hatta Seçmen Şapka’ya göre, hanesinin öğrencilerini cesaret ve korkusuzluklarına göre seçermiş. Muggle kökenli öğrencilerin okula kabul edilmesine en sıcak bakan kurucuydu. Fakat okulun…
-
Daemon Targaryen: 2.Bölüm
Daemon Targaryen’in hayatını anlattığımız yazıya ikinci bölümle devam ediyoruz. Birinci bölüme buradan ulaşabilirsiniz. Kral Viserys’in ölümünden sonra oğlu Aegon, Kral Eli Otto ve Yeşil Konsey’in teşvikleri ile tahta çıktı. Prenses Rhaenyra bu haberler üzerine erken doğum yaptı ve ölü bir kız çocuğu doğurdu. Prenses ya da artık kraliçe olan Rhaenyra kocası Daemon ve lordları ile birlikte savaş konseyini topladı. Daemon’un amacı savaşı kelimeler ile kazanmaktı. Daemon mümkün olabildiği kadar ejderhaları karşı karşıya getirmek istemiyordu. Bundan ötürü Kuzgunlar’ın Savaşı başladı. Kraliçe, kuzgunları diyarın dört bir yanına göndererek lordlardan ona olan bağlılıklarını göstermelerini istedi. Konseyden sonra Daemon ejderhası Caraxes ile diyarın ortasında bulunan Harrenhal’ı ele geçirdi. Kalenin lordu Larys Strong, Kral Şehri’ndeydi…
-
Elrond Peredhel: I.Bölüm
Ayrıkvadi Lordu Elrond, İlk Çağ’ın sonlarına doğru Beleriand’daki Sirion Limanları’nda doğdu. Elwing ve Denizci Eärendil‘in ikiz oğullarından biriydi. Kardeşinin adı Elros’tu. Önemli ve soylu bir aileden gelen bu iki kardeş, İkinci ve Üçüncü Çağlar için kaydadeğer işler yapacaklardı. Bu iki kardeşin soyu oldukça köklüydü. Anneleri Elwing, Beren ve Lúthien’in torunuydu. Lúthien, Maia Melian ve Elf Kralı Thingol’un kızıydı. Babaları Eärendil’in annesi Idril’di. Bu yüzden bu iki kardeş; Vanyar, Sindar ve Noldor hanelerinin kanını taşıyordu. Ayrıca Beren ve Tuor’dan dolayı da üç Edain hanesi olan Bëor, Hador ve Haleth hanelerinin kanı onlarda akıyordu. İlk Çağ Kardeşlerin doğdu zaman, İlk Çağ’ın en karanlık günleriydi. O sıralar Beleriand diyarında Morgoth’un güçleri kol geziyordu.…
-
George R.R. Martin, Hayran Sorularını Cevaplıyor!
Geçtiğimiz günlerde HBO Max’in hazırladığı bir videoda, Buz ve Ateşin Şarkısı, Ateş ve Kan ve diğer Westeros kitaplarının yazarı George R. R. Martin, son zamanların popüler dizisi House of the Dragon‘a dair hayran sorularını yanıtladı. Kitapların yazarı olmasına ek olarak Martin, idari yapımcı dizide de olarak yer aldı. Dizinin geçtiği evrene dair oldukça bilgilendirici olan bu videoyu sizler için tercüme edip derledik. Videoya buradan ulaşabilirsiniz. Bizi Takip Edin! instagram.com/valinoorcom twitter.com/valinoorcom facebook.com/groups/valinoorcom
-
Mitolojik Yaratıklar: Sentor
Sentor, Yunan Mitolojisinde geçen pek çok canavar ve yaratıktan biridir. Yarı insan, yarı at olan bu yaratık hakkında çok fazla hikâye vardır. Antik Yunanların, bu canlılarla yakın ilişkiler içinde olmuş olabileceği ve Sentorların Yunan mitlerinde önemli rollerinin olduğu söylenir. Sentorların Kökenleri Sentorların hikâyesi Yunan Mitolojisinde Ixion adındaki bir insan kralın, Zeus’un eşi Hera’ya aşık olmasıyla başlar. Bunu gören Zeus, bir buluta Hera’nın şeklini vererek Ixion’u kandırır. Nephele adındaki bulut Ixion’un çocuğuna hamile kalır. Ardından bu çocuk, Centaurus adındaki canavarsı bir halde doğar ve sonra ormanda yaşamaya terk edilir. İşte bu, Sentorların babasıdır. Mitolojiye göre sentorlar, kendilerince güçlü ve sıklıkla vahşi bir kültür olup çıkar. Muhtemelen doğruluğu şüpheli olan bir hikâye,…