-
Kaptan Jack Sparrow Nasıl Korsan Oldu?
Sinema tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Kaptan Jack Sparrow, her filmde izleyicileri etkilemeyi başardı. Hazırcevaplığı, zekası ve dokuz denize nam salmış itibarıyla Jack Sparrow, pek çok macera ve badire atlattı. Son zamanlarda yeni bir filmle karakterin yeniden ekranlara döneceği söyleniyor. İlk filmden beri izlemeye doyamadığımız ve keyif aldığımız bu karakterin geçmişini hiç merak ettiniz mi? Bu yazıda Kaptan Jack Sparrow’un korsanlığa nasıl adım attığından ve bunun sebeplerinden bahsedeceğiz. Bu yazı; filmler temel alınarak Ann Pierce tarafından yazılıp Disney tarafından yayımlanan the Price of Freedom yani Özgürlüğün Bedeli adlı romanı esas alınarak hazırlanmıştır. Kitabın Türkçe çevirisi maalesef mevcut değildir fakat çevrimiçi kaynaklardan orijinal halini bulabilirsiniz. Her Şey Nasıl Başladı Filmlerdeki…
-
Blair Witch – Korkutan Belirsizlik
Peşinizde bir şey mi var, yoksa siz mi bir şeyin peşindesiniz? Arıyor musunuz yoksa aranıyor mu? Sizi korkutan şey tam olarak ne? Sürekli bir bilinmezlik. İşte Blair Cadısı filmlerinin özü. Bu yazıda kült olmuş Blair Cadısı filmlerini inceliyorum. Blair Witch Project (1999) İlk film Blair Witch Project olarak 1999 yılında çıktığında büyük ses getirmişti. Filmin found footage yani buluntu çekim yöntemiyle yapılan ilk film olması da önemini artırıyor. Found footage tekniği, filmdeki oyuncuların ellerinde kameralarla olayları filme almasıyla sağlanıyor. Bu sayede olayları izlemiyor da sanki içindeymişiz gibi bir his veriyor. Ardından bu film sanki o karakterlerin başına gerçekten bir şeyler gelmiş ve bu kayıtlar daha sonra bir şekilde bulunduğu için…
-
Neden Miyazaki?
Miyazaki’nin sinemasında ruhlar, cadılar, uçan makineler, yürüyen şatolar, tanrılar ve başka dünyalar vardır. Buna rağmen bütün bu olağanüstülüğün merkezinde son derece tanıdık meseleler bulunur: büyümek, korkmak, çalışmak, kaybetmek, bir yere ait olmak, yalnız kalmak, sorumluluk almak ve değişen dünyanın içerisinde kendine bir yer bulmaya çalışmak.(...)
-
Barda: Mahrumiyetin Şiddete Dönüştüğü Yer
“Ulan sizi bizi mi kaldı g*tveren! İki karı s*ktik. Ha? Bi’ o… çocuğunu öldürdük. Bak ne diyorum bak. Yaptık! Biz yapıyoruz, biz yapacağız. Anladın mı lan!” Bir gece arkadaşlarınızla her zaman gittiğiniz bara eğlenmeye gidiyorsunuz. Mekân kapandıktan sonra ekibinizle eğleniyorsunuz. Fakat sonra eğlencenize davetsiz misafirler katılıyor. 1997’de Ankara’da ‘Şapka Bar Olayı’ adıyla gerçekte yaşanan olaydan esinlenilen 2007 yapımı Serdar Akar filmi ‘Barda’. Film, tam da bu olaylar üzerinden adaleti, sınıf farklarını, sınıf farklarının doğurabileceği şiddeti, haksızlığı, fikir ve görüş ayrılıklarını ve cinsiyet eşitsizliğini bizlere anlatıyor. Barda iki farklı sosyal hayata sahip insanlar arasındaki zıtlıklar üzerinden ilerliyor. Genç eğitimli herkesin sevdiği bir grup şehirli sınıfını temsil ederken, bara girip sonradan eğlenceyi…
-
Neden Kurosawa?
Sinema tarihinin en etkili ve en saygı duyulan yönetmenlerinden biri Akira Kurosawa’dır. Japon sinemasının uluslararası alanda tanınmasında öncü bir rol oynamış olan Kurosawa, hem Doğu’nun anlatı geleneğini hem de Batı’nın dramatik yapısını ustalıkla harmanlayan benzersiz bir sinema dili yaratmıştır. Onun filmleri yalnızca Japonya’nın kültürel dokusunu yansıtmakla kalmaz. Aynı zamanda evrensel insanlık hâllerine dair derin sorgulamalar sunar. “Rashomon”, “Yedi Samuray”, “Ikiru” ve “Ran” gibi başyapıtları, sinemanın anlatım gücünü yeniden tanımlamıştır. Kurosawa, kariyeri boyunca insan doğasının karmaşıklığını, ahlaki çatışmaları ve kaderin kaçınılmazlığını sinemasal bir felsefe çerçevesinde ele almıştır. Onun anlatımında kahramanlık, vicdan ve onur gibi kavramlar yalnızca kültürel değerler değildir. İnsan varoluşunun temel sorularıdır. Bu yönüyle, Kurosawa sineması yalnızca Japon sinemasının değil,…
-
Lars von Trier’in Dogville’i: İnsan Ruhu Ne Kadar Masum?
“Dikkat bu yazı Dogville (2003) filminden sürprizbozan (spoiler) içermektedir.” Freud, “İnsan doğası ne saf iyi ne saf kötüdür; ama içinde bastırılması gereken ilkel, yıkıcı, bencil dürtüleri vardır. Bu yüzden insan doğuştan saldırganlık ve hazcılıkla yüklüdür; ahlak, toplum, din ve eğitim bu dürtüleri bastırmak için vardır. Ama bu bastırma doğal değildir, zorunludur ve her zaman başarıya ulaşmaz.” der; insanın zihninin id, ego ve süperego olarak üç katmanda olduğunu açıklarken. Dogville: Bir Kasaba, Bir Sığınak, Bir Gerçek 2003 yapımı Lars Von Trier filmi Dogville, baştan sona mafyadan kaçarken bir köye sığınan ve o köyde tutunmaya çalışan Grace karakterinin yaşadıklarını izletiyor bize. Nezih kasabada Dogville’de yaşayan halk ve Grace ilişkisini inceliyoruz sanarken işin…
-
The Zone of Interest: Bir Duvarın Ötesinde Susturulan Gerçek
“Dikkat bu yazı The Zone of Interest (2023) filminden sürprizbozan (spoiler) içermektedir.” Mutlu bir aile, lüks hayat, “ve bu da kamp duvarı mıEvet bu da kamp duvarı. Büyüyüp örtsünler diye arkaya daha fazla asma diktik.” Cennet ve cehennemi ayıran o duvarla bize hikayesini anlatıyor İlgi alanı filmi. Zamanın unutulmaz soykırımı Holokostla başlıyoruz. Nazi Almanyası’nda Naziler, Yahudileri öldürdü. Ayrıca onlara işkence etti, gaz odalarında sistemli şekilde yok etti. Auschwitz’in Gölgesinde: Hüss Ailesinin Yaşamı Höss ailesi, nehir kıyısında dostlarıyla yüzmenin keyfini çıkarıyor. Bu sırada anne, esir alınan Yahudilerin kıyafetlerini seçiyor. Çocuklar oyun oynuyor, baba ise işine gömülüyor. Günlük hayat tüm sıradanlığıyla devam ediyor. Ayrıca aile, babanın doğum gününü kutluyor. Sonrasında havuz partileri…
-
Sevmek Zamanı’nın Zamansız Derinliği
“Dikkat bu yazı Sevmek Zamanı (1965) filminden sürprizbozan (spoiler) içermektedir.” Sevmek Zamanı (1965), Metin Erksan’ın yönettiği ve Türk sinema tarihinin en estetik, en özgün filmlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Film, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda insan doğasını, idealize edilmiş sevgiyi, sanatın gücünü ve gerçeklik-illüzyon ikilemini sorgulayan derin bir yapıttır. Bu filmi anlamak, onun tüm katmanlarını ve simgelerini keşfetmekle mümkün olur. Hikâyenin Derinliği Hikaye, Halil adlı bir duvar boyacısının, çalıştığı köşkte bir kadının portresine aşık olmasıyla başlar. Halil, portreye karşı hissettiği aşkı o kadar güçlü ve saf bir şekilde yaşar ki, böylelikle gerçek hayatta Meral ile karşılaştığında bile bu aşk değişmez. Bu, klasik aşk hikâyelerinden çok farklıdır: Estetik ve…
-
Neden Trier?
Modern sinemanın en provokatif ve tartışmalı yönetmenlerinden biri şüphesiz Lars von Trier’dir. Sınırları zorlayan anlatımı, stilize görsel dili ve insan psikolojisinin en derin noktalarına inen hikayeleriyle tanınır. Trier, sinemasında yalnızca estetik değil, aynı zamanda rahatsız edici, kışkırtıcı ve duygusal olarak yoğun anlatılar oluşturarak kendine özgü bir sinema dili geliştirmiştir. Filmleri, izleyiciyi hem büyüleyen hem de sarsan yapısıyla dikkat çeker. “Breaking the Waves”, “Dancer in the Dark”, “Dogville” ve “Melancholia” gibi yapımları, onu modern sinemanın en etkileyici yönetmenlerinden biri haline getirmiştir. Ancak Trier’in sinema dünyasında en çok ses getiren girişimlerinden biri, sinemaya minimalist ve gerçekçi bir yön kazandırmayı amaçlayan Dogma 95 manifestosudur. Dogma 95 ve Sinema Anlayışı Lars von Trier ve…
-
Yedinci Mühür: Ölüm ve Varoluş Üzerine
Yedinci Mühür (Det sjunde inseglet), İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın 1957 yılında çektiği. Sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan felsefi ve sembolik bir filmdir. Orta Çağ’da geçen bu eser, insanın varoluşsal sorgulamalarını, ölüm korkusunu ve ayrıca inançla ilgili ikilemlerini ele alır. Bu yazımızda Konusu ve felsefesi ile Yedinci Mühürü değineceğiz. Konusu Film, Haçlı Seferlerinden dönen şövalye Antonius Block ve onun sadık yaveri Jöns’ün, Avrupa’da Veba salgını sırasında ülkelerine geri dönüş yolculuğunu anlatır. Şövalye deniz kenarında uyandıktan sonra ölümle karşılaşır. Hayatını biraz daha uzatabilmek için onunla bir satranç oyunu oynamayı teklif eder. Film boyunca bu oyun devam eder. Hikaye sırasında Antonius ve Jöns çeşitli karakterlerle karşılaşır: vebadan kaçan köylüler, kendilerini cezalandıran…