Biraz Nostalji: Mumya (1999)
Kış aylarında bir cuma akşamı eve geldiniz. Yemekten sonra bütün aile televizyonun başındasınız. Ertesi gün okul olmadığı için keyiflisiniz. Sonra babanız kanalları gezerken bir kanalda o filme denk geliyor: Mumya. Başta ne olduğunu tam anlamıyoruz. Farklı bir yer ve konu. Duymaya alışık olmadığımız isimler. Fakat izledikçe filmin büyüsüne kapılıyoruz.

Film, Antik Mısır’ın dini başkenti sayılan Teb şehrinde başlıyor. Firavun I.Seti’nin, eşi Anck-su-namun ve başrahibi Imhotep tarafından ihanete uğramasayla filmimiz başlıyor. Firavunun askerleri onları yakalayacağı sırada Anck-su-namun, kendi canını alır. Güçlü bir rahip olan Imhotep, sevdiği kadını diriltmek ister ve bir tür kara büyüye başvurur. Anck-su-namun dirileceği Hamunatra adı verilen tapınağı firavunun askerleri basar. Ritüel yarım kalır. Imhotep ise canlı canlı mumyalanır. Aslında I.Seti ve Imhotep farklı dönemlerde yaşamış şahsiyetlerdir. Imhotep, Firavun Zoser döneminde yaşamış önemli bir mimar, doktor ve rahiptir. Fakat filmin hikayesinde bu karakterler güzel bağlanmış diyelim ve devam edelim.
Ardından günümüze geliriz. Bizi ana karakterlerimiz karşılar. Rick adında bir asker, eskiden Hamunatra’nın olduğu yere denk gelir ve burada sıra dışı olaylar cereyan eder. Fakat Rick, sağ kurtulur. Canını kurtardığını sanarken esir alınır ve hapse atılır.

O sırada diğer ana karakterimiz Evelyn ortaya çıkar. Genç, güzel ve maceraperest bir kütüphanecidir. Kardeşi Jonathan’ın şans eseri ele geçirdiği bir tür anahtarla hikayemiz başlar. Bu anahtarın açtığı şeyi bulmaları gerekir. Evelyn ve Rick’in yolları kesişir. Rick’in idam edileceği sırada Evelyn para ve hazineden pay karşılığında adamın hayatını kurtarır ve asıl yolculuk ve hikaye buradan sonra başlar. Karakterlerin başına türlü olaylar gelir. Anahtarı ele geçirmek isteyen başkaları da vardır. Fakat bir şekilde onları atlatır bizim ekip. Bir de Medjai adında, kadim zamanlarda firavunları koruyan insanların torunlarına da rastlarlar. Medjailar, onları buradan gitmeleri konusunda uyarır. Medjaiların amacı, Hamunatra’yı ve sırrını korumaktır. Ama onları dikkate alan yoktur.
Sonunda Hamunatra’ya varır ve bir tabut ve Siyah Ölüm Kitabı adında eski ve büyülü bir kitap bulurlar. Anahtar, bu iki nesneyi açmaktadır. Evelyn, içinde bir mumyanın bulunduğu tabutu açar. Ölüm Kitabı da hazine peşindeki diğer grup tarafından bulunur. Bir gece Evelyn, Ölüm Kitabı’nı okur ve mumyayı hayata döndürür. Bu mumya, Imhotep’tir.
Mumya Canlanıyor
Imhotep, yarım kalan işini yani Anck-su-namun hayata döndürmeyi bu sefer tamamlamak ister. Ölüm Kitabı’na, Anck-su-namun’un kanopik kavanozlarına (çıkarılan organların olduğu meşhur kapkar) ve bir kurbana ihtiyacı vardır. Bu kurban da Evelyn olur. Tıpkı kendisi hayata döndükten sonra etraftaki insanlardan beslenerek fiziksel formuna kavuştuğu gibi Anck-su-namun için de aynısı gerekir.

Imhotep’in gelişini felaketler izler. Mısır’ın 10 Salgını/Felaketi adı verilen sıra dışı olaylar yaşanır. Tabii suyun kana dönmesi, çekirgeler ve sinekler ve üç gün süren karanlık dışındakileri ekranda görmeyiz. Fakat tarihle bir araya getirilerek güzel ve filme uygun sahneler ortaya çıkar.
Imhotep, Evelyn’in peşindedir. Rick ise kızı korumak ister. Filmin başından beri aralarında izlemesi oldukça keyifli flört sahneleri izleriz. Bu iki oyuncunun birbirleriyle olan uyumu da filmi güzel yapan unsurlardan biri.
Imhotep, sonunda Evelyn’i yakalar ve Anck-su-namun’u diriltir. Anck-su-namun için Evelyn’i feda edeceği sırada Rick ve diğerleri gelerek kızı kurtarır. Anck-su-namun Evelyn’in peşine düşer elinde bıçakla. Şu an izlediğimde bu sahnelerin aslında gerilim dolu ve ürtkütüc olduğunu fark ettim. Bunun gibi birkaç sahne daha var. Mesela Imhotep’in canlandığı sırada Amerikalılardan biri kaçarken gözlüğü kaybeder. O sırada adamın bakış açısıyla sahneyi görürüz. Imhotep adamın peşindedir. Buradaki sekans da oldukça gerilim dolu. Ardından adamın gözlerinin kör olması ve dilinin koparılması da cabası.

Tabii meşhur böcekleri de unutmamak gerek. Mumya filmi dendiğinde akla gelen ilk şeylerden biri bu insan yiyen böceklerdir. Filmdeki karakterlerin içine girerler. Derilenin altında gezerler. Bu böcekler Antik Mısırlılar tarafından kutsal kabul edilen bokböcekleridir. Sebebi de bu böceklerin yaratılışı simgelemesidir.
Evelyn, Amun Ra’nın Kitabı sayesinde Imhotep’in ölümsüzlüğünü kaldırır ve Rick’in son hamlesiyle Mumya sonunda yenilir. Ardından filmimiz sona erer.
Evelyn karakterine de ayrı bir parantez açmak yerinde olur. Meraklı ve genç bir kızın, Mısır tarihi hakkında böylesine bilgili ve aynı zamanda sevecen olması, filmi izlettiren ayrı bir unsur. Bu arada eğer Antik Mısır’a meraklıysanız Alfa Yayınları’ndan çıkan Antik Mısır’da Günlük Hayat ve Eski Mısır kitaplarına göz atmanızı tavsiye ederim. Keyif alarak okumuştum ve bu kitaplardan pek çok şey öğrendim.

Bu Filmi Neden Seviyoruz?
Birebir tarihi olayları ve gerçekleri yansıtmasa da Mumya hem çekildiği dönem hem de şu ana göre oldukça başarılı ve izlemesi keyiflidir. Tekrar tekrar izlesem de sıkılmadığım filmlerden biri. Karakterlerin role yakışması, aralarındaki uyumu, hikayenin ilerleyişi ve sizi Antik Mısır’ın büyüsüne hapsetmesi… Hepsi bir araya gelinec böylesine güzel bir film ortaya çıkmış. Bugünlerde dördüncü film için çalışmalar olduğuna dair açıklamalar yapıldı. Umarım çok geçmeden yine aynı oyuncu kadrosuyla güzel bir filmle karşılaşırız.
Bir filmin nostaljik olması için 1960’larda veya 70’lerde geçmesine gerek yok. Çocukluğumuza, geçmişimize ait bir parçayı anımsatan her şey nostaljik olabilir. Bu filmleri izlerken ilkokul yıllarıma geri gidiyorum. Şu an keyifle izlediğim gibi o anda da aynı duyguları hissettiğime şüphe yok.

Bize Katılın!
Instagram · Discord · Youtube · Facebook Grup


